Mikrokojenerasyon

MİKRO KOJENERASYON

Mikro Kojenerasyon, elektrik enerjisine dayalı, kurulu gücü 50 kW ve altı olan, ısı, soğutma enerjisi ve elektrik enerjisinin aynı cihazla tek seferde üretilmesine olanak sağlayan teknolojiye verilen addır. Ayrıca, kışın ısıtma ve sıcak su sağlayan bu sistem aynı zamanda ilave bir cihazla yazın soğutma sağlayarak kolayca trijenerasyona dönüşebilmektedir.

Mikro Kojenerasyon teknolojisi ile küçük ölçekli enerji ihtiyacı olan binaların (daire, apartman, otel, hastane, kampus, ofis vb.) elektrik, ısı ve sıcak su ihtiyaçları karşılanabilmektedir. Ayrıca, yazın klimalarla sağlanan soğutma enerji ihtiyacı, yine bu teknoloji sayesinde, ayrı bir soğutma ünitesi ile trijenerasyon mantığıyla binaların tüm enerji ihtiyacını (elektrik, ısıtma, sıcak su ve soğutma) karşılayabilme kapasitesine sahip bir teknolojidir.

Mikro kojenerasyon’da günümüzde yaygın olarak kullanılan yakıt tipi doğal gazdır. Doğal gazın diğer yakıt çeşitlerine göre tercih sebebi, kaynak tedarikinin kolayca sağlanabilmesi, ucuz olması, taşınma kolaylığı, enerji verimliliğinin yüksek olmasıdır.

Mikro Kojenerasyon İle Enerji Tasarrufu

Konvansiyonel yakıt kazanlarında, yakıttan elde edilen enerjinin %85’i ısı enerjisine dönüştürülür, fakat kalan %15’i baca gazıyla kayba neden olur. Ayrıca elektrik enerjisi de, çok pahalı olan konut tarifesi üzerinden şebekeden alınır. Mikro kojenerasyonda kullanılan yakıtın enerji değerinin   %80 – 90’ı ısı enerjisine dönüştürülerek, evlerde ısıtma ve sıcak su olarak kullanılmaktadır. %15’i ise, elektrik enerjisine dönüştürülür ve aydınlatma, elektrikli eşyaların kullanımı gibi ihtiyaçları karşılar. Kalan %5’lik kısım da, baca gazıyla atık ısıya dönüşür. Bu durumda %95’e varan bir verimlilik söz konusudur.

Mikro Kojenerasyonun Avantajları

Micro CHP teknolojisinin kullanıcılarına sağladığı avantajları sıralarsak;

  • Micro-CHP, aynı kojenerasyonda olduğu gibi, tek bir enerji kaynağından elektrik ve ısının aynı anda üretilmesini sağlar,
  • Böylece karbon emisyonu azalır ve merkezi enerji üretimine bağlı sistem kayıpları engellenmiş olur.
  • Öncesinde şebekeden alınan elektrik miktarı, bu sistemin kullanılmasıyla daha aza indirgenmesiyle ve günün belli zamanlarında fazla üretilebilecek elektriğin şebekeye satılmasıyla ekonomik açıdan tasarruf elde edilir,
  • Merkezi enerji üretim tesislerinden daha az enerji kullanarak, arz güvenliği açısından daha sağlıklı bir üretim – tüketim dengesi kurulmuş olur.